Title Image

Obezite Güncesi

  • Son yıllarda görülme sıklığı giderek artan obezite, gelmiş geçmiş tüm hastalıkların zirvesine ulaşma yolunda hızla ilerliyor. Diyet yapmak, fiziksel aktiviteyi arttırmak veya ilaç tedavisi gibi birçok yöntemle tedavi edilmeye çalışılıyor. Bu yöntemlerle başarı oranı çok düşüktür ve günümüzde obezite tedavisinde en etkin yöntem cerrahidir. Obezite cerrahisinde birden fazla seçenek mevcuttur. Genel olarak ameliyat türleri kısıtlayıcı ve emilim bozucu olarak ikiye ayrılabilir. Emilim bozucu ameliyatların kısıtlayıcı bir komponenti çoğu zaman vardır.  Kısıtlayıcı ameliyatlardaki amaç, yeme miktarını azaltmak ve açlık hormonlarının işlevini baskılamaktır. Mide, ağızdan yerleştirilen bir tüp üzerinden kesilerek küçültülür, açlık hormonu

  • Tarih boyunca şişmanlık farklı zaman ve kültürlerde farklı algılar yaratmıştır. Kimi zaman güçlülük, kudret, anlamına gelirken; kimi zaman doğurganlık, bereket ve bolluk ile beraber anılmıştır. Günümüzde ise hastalık olarak anılmaktadır. Evrimsel açıdan avcı-toplaycı insandan başlayan; yaklaşık 10 bin yıl önce yerleşik hayata geçiş ve tarım devrimi, ardından sanayi devrimi ve günümüze kadar devam eden bir süreç. İki ayrı kırılma noktasından bahsedebiliriz. Tarım yapabilme ve yerleşik hayata geçiş, sanayi devrimi. Bu iki olgu besini sınırsız hale getirme, depolayabilme ve ticaret aracı haline getirmeyi sağladı. On binlerce yıllık beslenme alışkanlığımız bir anda değişti.

  • Kanser en basit hali ile, kontrolsüz hücre çoğalması olarak tarif edilebilir. Kontrolsüz çoğalan hücreler bulundukları organ veya dokuda hastalığa neden olurlar. Büyüme, çoğalma hücre içi ve hücreler arası bazı sinyallerle koordine edilir. Bu koordinasyon besin koordinasyonu için gerekli sinyallerle yakın ilişki içindedir. Obezite, besin fazlalığı durumu olarak, hücresel büyümeyi çeşitli yollarla aktive eder. Besin fazlalığı organizmada yağ olarak depolanır. Yağ dokusu, besin fazlalığı sinyalini kronik olarak iletir (leptin seviyesinde artış, adiponektin seviyelerinde azalma).  Bu kronik aktivasyon, kronik enflamasyona neden olur ve sonuçta hücrelerin kansere dönüşüm riskini arttırır. Bunun dışında, obezite

  • İnsan vücudunun birden çok yerinde sayıları trilyonları bulan bakteri toplulukları yaşar. Bu bakterilerin sayısı vücudumuzdaki tüm hücrelerden 10 kat daha fazladır.  Çok çok küçük olmalarına rağmen toplam ağırlıkları 2-3kg civarındadır. Anatomik olarak yemek borusu ve midede en az; ince bağırsaklardan kalın bağırsağa doğru ise artan sayılarda bulunurlar. En yoğun bulundukları yer kalın bağırsaktır. Vücudumuzda bizimle birlikte yaşayan bu bakteri topluluğuna mikrobiyota denir. Bu bakterilerin sahip olduğu genetik içeriğe de mikrobiyom denir. Bağırsak mikrobiyotasının beslenme, bağışıklık, davranış ve bazı kronik hastalıklar üzerine etkileri vardır. Mikrobiyota metabolik, endokrin ve immünolojik bir organ

  • Obezite, vücutta fazla yağ depolanması olarak tanımlanabilir. Bu, bir sorun gibi gözükse de; bu fenomen hayatta kalmaya yönelik bir adaptasyon olarak da değerlendirilebilir. Doğada, canlıların hayatta kalabilmeleri için devamlı enerjiye ihtiyaçları vardır. Yağ, enerji depolamak için bir stratejidir.  Yağ depolama, besin akışının kesildiği durumlarda canlılığı devam ettirmek için rezervuar görevi görür. Doğada pek çok canlı, enerjiyi yağa çevirip depolar. Yağ diğer organik besin kaynaklarımız olan karbonhidrat ve proteinlere göre birim başına daha çok enerji sağlar. Yağ, ihtiyaç halinde yıkılarak yüksek enerji veren bir besindir. Ayrıca vücut ısısını düzenlemek için de

  • Obezite ameliyatları sonrası hamile kalma oranlarında artış izlenir. Hastalara ilk bir yıl hamile kalmamaları konusunda bilgilendirme yapılmalıdır. Kilo verme süreci devam ederken hamile kalınması önerilmez. Bu uyarılara rağmen ameliyat sonrası erken dönem gebelikler görülebilmektedir. Annenin sağlığı bebeğin de sağlığını etkileyecektir. Bu dönemde hastalar yakından takip edilmeli ve vücutta olası eksiklikler saptanarak uygun tedaviler başlanmalıdır.  Özellikle B vitaminleri, demir ve folat başta olmak üzere vitamin değerleri düzenli aralıklarla takip altında olmalı, ihtiyaç halinde takviye ilaçlar kullanılmalıdır. Önerimiz; her üç ayda bir tıbbi kontrol yapılmasıdır. Demir ve demir depolarının emiliminde azalma olduğu

  • Obezite bireye özgü genetik özellikler ve genetik olmayan faktörlerden etkilenen karışık, çok faktörlü bir durumdur. Çocuk ve ergenlerde obezite, genellikle fiziksel aktivite eksikliğinden, aşırı enerji alımına neden olan sağlıksız beslenme düzenlerinden veya ikisinin birleşiminden kaynaklanan pozitif enerji dengesinden kaynaklanır.  Obeziteye neden olan nadir tek gen kusurları vardır. Bu gen kusurları erken başlangıçlı pediatrik obezitenin nadir nedenlerindendir. Leptin sinyal yolundaki genetik mutasyonlar ve melanokortin-4 reseptör kusurları bu durumlara örnektir. Erken çocukluk obezitesi Prader-Wili sendromu, Bardet-Biedl sendromu, Alstrom sendromu ve WAGR sendromu gibi bazı genetik sendromların bir sonucu olabilir. Hipotiroidizm, büyüme hormonu

  • Obezitenin bilinen en etkili tedavisi cerrahidir. Bu tedaviler daha sağlıklı olmak için, normal fizyoloji ile çalışan organlara veya dokulara cerrahi müdahaleyi içerir. Daha sağlıklı olmak için yapılan bu ameliyatların yan etkilerinin minimal olması istenir. Ameliyatların yan etkilerinin olması, hastada daha önceden olmayan hastalıklara sebebiyet vermesi, yeterince kilo verdirmemesi veya tekrar kilo alımı ile sonuçlanması cerrahları farklı ameliyatlar geliştirmeye yöneltmiştir. Obezite ameliyatları ilk yapılmaya başlandığından günümüze kadar büyük değişiklikler geçirmiştir. Geçmişte uygulanan pek çok ameliyat günümüzde uygulanmamaktadır. Bu, gelecekte de farklı tipte ameliyatlar yapılabileceğinin veya bazı ameliyatları yapmayacağımızın öngörüsü sayılabilir. Tüm obezite